| Önceki başlık :: Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
BlackStar Forumda DeneyimLi
 Uye Numarasi: 1067
 Üye Puanı: 13879 Kayıt: Jan 29, 2007 Mesajlar: 326
Cinsiyetiniz:
Ofline
Level : 16
|
Tarih: Çrş Mar 07, 2007 7:52 pm Mesaj konusu: Osmanlı ile ilgili kısa bilgiler.. |
|
|
 |
|
 |
 |
Bizi DestekLemek için Tıklayın
Osmanlı ile ilgili kısa ve bilindik şeyler.. |
|
 |
|
 |

|
|
| Başa dön |
Copyright © Bu yazının her türlü telif hakkı ve sorumluluğu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir . |
 |
Sponsor Link
Üye Puanı:
Level :
|
Tarih: Hasretgulu.com Mesaj konusu: Sponsor Link |
|
|
|
|
| Başa dön |
Copyright © Bu yazının her türlü telif hakkı ve sorumluluğu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir . |
 |
BlackStar Forumda DeneyimLi
 Uye Numarasi: 1067
 Üye Puanı: 13879 Kayıt: Jan 29, 2007 Mesajlar: 326
Cinsiyetiniz:
Ofline
Level : 16
|
Tarih: Çrş Mar 07, 2007 7:53 pm Mesaj konusu: Osmanlı ile ilgili kısa bilgiler.. |
|
|
 |
|
 |
 |
Asakir-i Mansure-yi Muhammedi-ye
Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması üzerine, Sultan II. Mahmut' un emriyle kuruldu. Yeni eğitim kurallarıyla yetiştirilen, askerlik kurumuna verilen addır. Bu yapının başına ilk olarak "Serasker" unvanıyla eski Yeniçeri ağalarından Ağa Hüseyin Paşa getirildi.
Asakir-i Mansure-i Muhammediye Tertip adı verilen sekizer birlikten meydana gelir. Her tertibin başında "binbaşı" adında bir komutan bulunurdu. Bu binbaşılar "baş binbaşı" ya bağlıydı. Her tertip on altı "saf" tı. Her saf bir yüzbaşının komutasındaydı. Her yüzbaşının ikişer "mülazim" yardımcısı vardı. Her tertipte bir top bulunurdu. Toplara "topçubaşı" denilen bir subay komuta ederdi. On altı saftan oluşan tertiplerin sekizi sağ ve sekizi sol olmak üzere ikiye ayrılmıştı. Bunlara "sağ kolağaları" ve "sol kolağaları" atanmıştı.
İki yıl sonra bu örgüt yeniden düzenlenerek "tertip" lere "alay" ve komutanlarına "miralay" dedindi. "Saf" deyimi "bölük" olarak değiştirildi. Her alay binbaşı komutasındaki üç taburdan meydana getirilmişti. Sol ve sağ kolağası adını alan iki subay, bir katip, bir sancaktar, her bölüğe "yüzbaşı" ve "mülazim" lerden ayrı olarak bir "başçavuş" ve bir "bölük emini" atanmıştır. Her alayda "miralay" yardımcısı bir "kaymakam" bulunurdu. İki alay bir "mirliva" nın ve üç alay bir "ferik" in komutası altındaydı. Miralayın üstü subaylara "paşa" denirdi. Asakir-i Mansure-i Muhammediye' nin en büyük komutanı "müşir" di. |
|
 |
|
 |

|
|
| Başa dön |
Copyright © Bu yazının her türlü telif hakkı ve sorumluluğu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir . |
 |
BlackStar Forumda DeneyimLi
 Uye Numarasi: 1067
 Üye Puanı: 13879 Kayıt: Jan 29, 2007 Mesajlar: 326
Cinsiyetiniz:
Ofline
Level : 16
|
Tarih: Çrş Mar 07, 2007 7:54 pm Mesaj konusu: Osmanlı ile ilgili kısa bilgiler.. |
|
|
 |
|
 |
 |
AZEB (Askeri Ordu)
Osmanlı askeri teşkilatında kara ve deniz hafif piyadeleri için kullanılan bir tabirdir.
Arapça'da bekar manasına gelir. XIV-XVI. yüzyıllarda Bizans, Latin ve İtalyan kaynaklarında "korsan, deniz haydudu" karşılığı kullanılmıştır. Mısır'da şehir muhafazasında görev alan askeri bir grup da bu adla anılmıştır.
Osmanlı' da azebler yeniçeri teşkilatından önce kurulmuş ve hafif okçu olarak orduya katılmıştır. Azebler deniz ve kara azebleri olmak üzere ikiye ayrılıyorlardı. Kara azebleri XVI. yüzyılın ortalarına doğru kale muhafazasında kullanılmaya başlanmış ve böylece maaşlı bir sınıf haline gelmiştir. Kale azeblerinin mevcudu kalelerin önemine göre değişiyordu. Deniz azebleri ise görev yaptıkları yerlere göre Tersane-i Amire ve donanma azebleri olmak üzere ikiye ayrılıyordu.
Deniz azebleri kadırgalarda, paşa gemilerinde, mavnalarda, kalitelerde, top, taş, ve at gemilerinde azeb neferi ve reisi olarak bulundukları gibi yelkenci, nöbetçi ve kürekçi olarak da bulunuyorlardı. Azebler ihtiyaç durumunda başka görevlerde de kullanılmaktaydılar. Azeb alınacak kimselerin güçlü kuvvetli ve savaşabilecek kabiliyete sahip olmaları gerekmekteydi. Azeb teşkilatı Sultan II. Mahmud dönemindeki askeri yenilikler sırasında kaldırılmıştır. |
|
 |
|
 |

|
|
| Başa dön |
Copyright © Bu yazının her türlü telif hakkı ve sorumluluğu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir . |
 |
BlackStar Forumda DeneyimLi
 Uye Numarasi: 1067
 Üye Puanı: 13879 Kayıt: Jan 29, 2007 Mesajlar: 326
Cinsiyetiniz:
Ofline
Level : 16
|
Tarih: Çrş Mar 07, 2007 7:55 pm Mesaj konusu: Osmanlı ile ilgili kısa bilgiler.. |
|
|
 |
|
 |
 |
BİRİNCİ BALKAN SAVAŞI
Balkan Yarımadası'nda sadece Arnavutluk ve Makedonya Osmanlı Devleti'nin egemenliğinde idi. Ama Balkan devletlerinin hepsi gözünü bu güzel toprak parçasına dikmişti. 8 Ekim 1912'de Bulgaristan, Yunanistan, Sırbistan ve Karadağ birleşerek, Trablusgarp Savaşı'yla meşgul Osmanlı Devleti'ne karşı savaş açtılar.
Osmanlı Devleti, Rumeli'de bir tehlike görmediğinden buradaki askerlerin bir bölümünü terhis etmiş, kuvvetlerini Doğu ve Batı Ordusu diye iki gruba ayırmıştı. Osmanlı birlikleri Bulgar, Yunan ve Sırp taarruzları karşısında ağır kayıplar verdi. Yanya, İşkodra dışında Batı Trakya boşaltıldı. 29 Ekim 1912'de Osmanlı Kuvvetleri bazı bölgelerde başarılı oldularsa da, Çatalca önlerine kadar çekildiler. 8 Kasım 1912'de Yunanlılar Selanik'i işgal etti. 17 Kasım 1912'de Bulgarların İstanbul'u almak için taarruzları geri püskürtüldü. 28 Kasım 1912'de savaşı fırsat bilen Arnavutluk bağımsızlığını ilan etti.
Balkan devletleri elde ettikleri başarılardan sonra birbirlerine düşmekteyken, büyük devletlerin araya girmesiyle 17 Aralık 1912'de Londra Barış Konferansı toplandı. Çıkar çatışmaları konferansın uzamasına sebep oldu. 26 Mart 1912'de Edirne, Bulgarların eline geçti. 6 Martta Yanya, 23 Nisan'da İşkodra düştü. 1.Balkan Savaşı, 30 Mayıs 1913'te imzalanan Londra Antlaşmasıyla sona erdi.
Antlaşmaya göre; Trakya'da Osmanlı-Bulgar sınırı Midye-Enez hattı oldu. Trakya, Edirne Bulgaristan'a, Güney Makedonya, Selanik ve Girit Yunanistan'a, Kuzey ve Orta Makedonya Sırbistan'a, Silistre Romanya'ya verildi. Arnavutluk'un bağımsızlığı kabul edildi.
I. Balkan Savaşı'nda istediği toprakları alamadığına inanan Bulgaristan, 29 Haziran 1913'te Yunanistan ve Sırbistan'a saldırdı. Böylece II. Balkan Savaşı başladı. Bulgar kuvvetleri Yunanistan, Romanya ve Sırbistan askerleri karşısında yenildi. Osmanlı Devleti de bu fırsatı değerlendirdi. Mustafa Kemal'in kurmay başkanı olduğu Bolayır Kolordusu, Bulgaristan'a taarruz ederek 15 Temmuz 1913'te Keşan'ı, 17 Temmuz'da Enez ve İpsala'yı, 18 Temmuz'da Uzunköprü'yü, 21 Temmuz günü de, Karaağaç ve Dimetoka'yı alarak Edirne'ye girdi. Bulgaristan barış istedi. 29 Eylül 1913'te İstanbul Antlaşması imzalandı. Edirne Osmanlı Devleti'ne geri verildi. Dimetoka Osmanlılarda kalmak üzere Meriç nehri Türk-Bulgar sınırı oldu. |
|
 |
|
 |

|
|
| Başa dön |
Copyright © Bu yazının her türlü telif hakkı ve sorumluluğu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir . |
 |
BlackStar Forumda DeneyimLi
 Uye Numarasi: 1067
 Üye Puanı: 13879 Kayıt: Jan 29, 2007 Mesajlar: 326
Cinsiyetiniz:
Ofline
Level : 16
|
Tarih: Çrş Mar 07, 2007 7:56 pm Mesaj konusu: Osmanlı ile ilgili kısa bilgiler.. |
|
|
 |
|
 |
 |
BEDESTEN
Bedestenler zamanlarında önemli birer iktisadi kuruluştu. O devirde günümüzdeki banka ve borsaların görevini görürdü. Her bedesten de onu korumakla yükümlü 12 kişilik bir koruyucu ekibi vardı. Bunlara bölük başı denirdi.
Bedesten her sabah duacı başı denilen bölük başlarından biri tarafından açılır, akşamları da gene törenle kapanırdı. Çok değerli mallar, Perşembe günleri öğle namazından önce satılır, bu sırada önemli kişiler de gelir ve halk her yanı doldururdu. Bedestenlerde alış veriş yapan esnafa tacir anlamına da kullanılan Hacegan denilirdi.
İstanbul'da ikisi büyük çarşı içinde, biri de Galata'da olmak üzere üç bedesten vardır. Büyük çarşı içindekilerden eskisine Eski veya Küçük Bedesten, Fatih Sultan Mehmed'in yaptırdığına ise diğerine ise Yeni Bedesten, Sandal Bedesteni veya Büyük Bedesten denirdi |
|
 |
|
 |

|
|
| Başa dön |
Copyright © Bu yazının her türlü telif hakkı ve sorumluluğu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir . |
 |
BlackStar Forumda DeneyimLi
 Uye Numarasi: 1067
 Üye Puanı: 13879 Kayıt: Jan 29, 2007 Mesajlar: 326
Cinsiyetiniz:
Ofline
Level : 16
|
Tarih: Çrş Mar 07, 2007 8:05 pm Mesaj konusu: Osmanlı ile ilgili kısa bilgiler.. |
|
|
 |
|
 |
 |
CÜLUS BAHŞİŞİ
Cülus, Osmanlı İmparatorluğu'nda, padişahlığa seçilen şehzadenin padişahlığının ilan edilmesi için yapılan törene verilen addır.
Osmanlı İmparatorluğu'nda törenler arasında önemli bir yeri olan Cülus-i Hümayun'un kökü, Türk törelerine ve İslam kültürüne dayanmakta ve Oğuz töresinin izlerini taşımaktadır.
Cülus Bahşişi ise, cülus töreni sırasında Yeniçerilere verilen bahşişdir. |
|
 |
|
 |

|
|
| Başa dön |
Copyright © Bu yazının her türlü telif hakkı ve sorumluluğu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir . |
 |
yeLiz Foruma Yeni Başlamış
 Uye Numarasi: 1227
 Üye Puanı: 1568 Kayıt: Feb 23, 2007 Mesajlar: 14
Ofline
Level : 2
|
Tarih: Pts Mar 12, 2007 7:03 pm Mesaj konusu: |
|
|
 |
|
 |
 |
kısa olabilir ama pek bilindik değil mesela CÜLUS BAHŞİŞİ ilk defa duyuyorum  |
|
 |
|
 |
|
|
| Başa dön |
Copyright © Bu yazının her türlü telif hakkı ve sorumluluğu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir . |
 |
|