Hasretgulu.com Güzel sözler | Burçlar | Ask Sevgi sözleri | Arkadas | Müzik | Oyun | Hikaye: Forums
Hasretgulu.com :: Başlığı Görüntüle - Josephine Powell Kolleksiyonundan Kilim Örnekleri Sergisi
Ana Sayfa
Ana Sayfa
Forum
Forum
Yardım
Yardım
Arama
Arama
Kurallar
Kurallar
Linkler
Z.Defteri
Kurallar
KimNerede
Oyunlar
Profiliniz
Sohbet
Sohbet
Üyeler
Üyeler


1. sayfa (Toplam 1 sayfa)     Yeni Başlık Gönder  Cevap Gönder
Yazar Mesaj
selma19
Forumda Aktif
Forumda Aktif
Uye Numarasi: 1055

Üye Puanı: 9780
Kayıt: Jan 27, 2007
Mesajlar: 109


Ofline

Level : 9
HP: 0 / 193  
 0%
MP: 92 / 92  
 100%
EXP: 9 / 20  
 45%
Mesaj Tarih: Çrş Şub 07, 2007 10:46 pm    Mesaj konusu: Josephine Powell Kolleksiyonundan Kilim Örnekleri Sergisi Alıntıyla Cevap Ver

Bizi DestekLemek için Tıklayın



Josephine Powell Kolleksiyonundan Kilim Örnekleri Sergisi

Kilimler, çadırlar ve Anadolu göçerlerinin sanatsal başarılarını örnekleyen diğer el dokumalarından oluşan zengin bir tarihi koleksiyon 1 – 14 Eylül 2003 günleri Darphane-i Amire’de sergilendi.

Josephine Powell “Kilim Örnekleri” Sergisi Tarih Vakfı Darphane-i Amire binalarında basınla buluşma kokteyli ile açıldı. Tarih Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Silier ve Yaşar Kemal açılış konuşması yaptı.

Orhan Silier konuşmasında Josephine Powell’ın bu önemli koleksiyonu Tarih Vakfı’na bağışlamasının vakıf adına çok değerli olduğunu vurgulayarak, “Sevgili Josephine Powell, çok çok önemli bir fotoğrafçı ve antropolog olmasının ötesinde onu tanıyan her kişinin ‘müthiş kadın’ diye isimlendirdiği kişidir. Gerçekten Josephine Powell’ı müthiş kadın yapan özelliği, Türkiye’ye yaşamının çok önemli bir bölümünü (25 yıl) vermesi. Türkiye’de Yörükler ve Türkiye’de kadın emeği üzerine çalışmış on binlerce fotoğrafı var etmiş olmasının ötesinde; doğrudan doğruya insanlarla dostluk kurabilmesidir” dedi.

Tarih Vakfı olarak kendisini yaklaşık 4- 4.5 yıl önce tanıdığını belirten Silier, “Doğrusu çok öğündüğümüz bir ilişki kurduk. Ben 1950’lerin ortalarından bu yana Türkiye’de topladığım malzemeyi ileride bir araştırma merkezi, Türkiye’de halk kültürüne ilişkin bir merkez kurmak için Tarih Vakfı’na bağışlamayı düşünüyorum diye Tarih Vakfı’nı seçmesi bizim için değerli oldu. Ama bu müthiş kadınla birlikte Josephine Powell koleksiyonunu aşan bir bütünün parçasını planlamaya giriştik” dedi. Orhan Silier, gerçekten çok önemli bir tarihçimizin, etnolog ve folkloristimizin, Pertev Naili Boratav’ın arşivini Tarih Vakfı’na bağışlamasına denk düşen bir tarihte elbirliğiyle Anadolu Kültürel Mirası Araştırma Merkezi’ni, bu güzel ütopyayı oluşturmaya giriştiklerini söyleyerek, “Öyle bir yer olsa ki kilimleri, dokumaları, tahta işleri ama aynı zamanda dansı, yemeği, insanların Anadolu’nun halk kültürünü, değişik objeleri, maddi ve maddi olmayan birikimlerini tadabileceği, örneğin akşam saatlerinde gerçek otantik dans gruplarının danslarını izleyebileceği, ardından yemeklerini yiyebileceği, aldatılma tehlikesi olmadan halk el sanatları ürünlerini alabileceği, kütüphanesinde çalışabileceği bir merkez olsa ve bu merkez bizim yarınki kültürel varlığımıza kapalı olmayan bir yer olsa” dedi. Silier, 2001 krizinden önce tam da bu noktaya gelindiğine değinerek, 2001 krizinin bu çabaları 2 yıl kadar geriye attığını sözlerine ekledi.

Orhan Silier’in ardından konuşma yapan Yaşar Kemal ise kilimlerin kültürümüzün en önemli kaynaklarından biri olduğunu belirterek, “Bu gün Türkiye’de daha büyük ressamlar yetişsin, Türkiye’de bin kilimlik bir müze kurulsun dedim. Kilimler gidiyor, eskiyor ve artık ustalarını da yitiriyor. Sahip çıkalım” dedi. Türkiye’de 1957’de ilk kilim sergisini Alman Kültür Sarayı’nda açtığını belirten Kemal, “Neden kilim? Ta binlerce yıl önceden geliyor, Picasso’nun tablolarında ortaya çıkıyor: ‘Benim resimlerim kadar güzel bir şey arıyorsanız o da kilimlerdir’ dedi. Nedir kilim, nasıl geliyor? Bir motif hazırlanıyor ve o motif kaç milyon insanın elinden geçiyor. Milyon diyorum 15 insan değil. Büyük bir resmi alalım elimize, -Rönesans’tan kalma bir resmi ele alalım- 1 milyon insan uğraşmıştır. Her halde 100 milyon Türkmen uğraşmıştır bir motifle. Yani en son haline geliyor. Yani ben gençliğimde yazdığım yazılarda da bu değer anlaşılsın istedim. Niye bu kadar iyi? Çünkü bir motifle bir insan uğraşmıyor, binlerce insan çalışıyor. Kimse aldırmıyor. Kimse farkında değil. Okullara folklor dersi konmalıdır” diye konuştu.

Anadolu’da değişik kültürlerle karşılaştığını, Anadolu insanının ortak noktasının misafirperverliği olduğunu belirten Josephine Powell, “Ben kilimleri seçmedim, onlar beni seçti. Bir şekilde kendimi bu serüvenin içinde buluverdim” dedi. Diyarbakır tütününü, Türk kahvesini ve mırrayı çok sevdiğini söyleyen Powell, “İstanbul’da yaşamayı kendi ülkemde yaşamaya tercih ediyorum. Burası çok zengin bir kültüre sahip. Neden tercih ettiğim konusunda bir karşılaştırma yapamam ama mutlu olduğum yer burası” dedi.

Sergide 1 Yörük çadırı, 1 Türkmen çadırı, 3 dokuma tezgahı, Kuzeybatı Anadolu, Orta Anadolu yörelerinin, Yörük kilimleri (40 kilim) ve Powell’ın fotoğrafları da yer aldı.

Josephine Powell Kimdir?

Josephine Powell 1919’da New York’da doğdu. Cornell Üniversitesini bitirdikten sonra Columbia Üniversitesi’ne bağlı New York School for Social Work’de lisans üstü çalışmasını tamamladı. İkinci Dünya Savaşından sonra merkezi İsviçre’nin Cenevre kentinde olan ve savaş göçmenlerinin yerleştirilmesiyle ilgilenen bir yardım örgütünde (International Refugee and Resettlement Organization for Displaced Persons) sosyal hizmet uzmanı olarak görev aldı. Önce Tanganika (bugünkü Tanzanya) sonra da Münih kentinde çalıştı. 1952’den itibaren 1974’e değin arabasıyla Yunanistan, İtalya, Yugoslavya, Orta Doğu, Hindistan anakarası ve Kuzey Afrika’yı dolaştı. Bu süre içinde fotoğrafçı olarak çalıştı.

1974’den itibaren Türkiye’de seyahat etmeye ve İstanbul’da yaşamaya başladı. Anadolu’dan ilk geçişi 1955’te Tahran’a gidişinde oldu. Çektiği fotoğraflar özellikle İngiltere’de, Avrupa’da ve Amerika’da yayımcı ve müzecilerin ilgisini çekince 20 yıl boyunca serbest fotoğrafçı olarak çalışmalarını sürdürür ve Kuzey Afrika, Türkiye, İran, Orta Asya, Afganistan, Hindistan, Pakistan ve Doğu Pakistan’daki anıtlar ve sanat eserleri üzerinde yoğunlaşır. Seyahatleri sürdükçe kırsal kesimde rastgeldiği nesnelere ilgisi artar. Bu nesnelerin işlevsel olduğu kadar güzel de olmaları ilgisini çeker. Müzeler için koleksiyon oluşturması istendiğinde ilk toplamasını Pakistan’ın bir köyünde Amsterdam’daki Troppen Müzesi için gerçekleştirdi.

“Gerçekte neyin daha önemli olduğunu pek bilmediğimden gördüğüm herşeyi topladım. Sadece köydeki ayakkabıları değil, ayakkabıcının son ürünlerini, tezgahını, derilerini, iğnesini, ipliğini, ve sadece ayakkabıcıyı değil, onun ailesini, evini, ahırını, ahırdaki yeni doğmuş ineğin boynundaki nazarlığı da fotoğrafladım. Müze bu toplama sonucunda çok başarılı bir sergi yaptı ve benzer toplamaları başka ülkelerde de yapmam istendi.”

1970’lerde Anadolu kilimleri, onların nasıl yapıldığı ve nasıl kullanıldığı üzerine küçük bir kitap için araştırma yapması istenir. Hangi köylerde kilim bulabileceği araştırması sırasında Kapalıçarşı esnafının verdiği bilgilerin gerçekle uyuşmadığını farketti.

“Sanat ve mimarlık eserleri çekiminden ayırdığım tüm zamanımı Anadolu kilimleri hakkında birşeyler öğrenmeye ayırdım ve yağmurlu bir sonbahar öğle sonrasında ilk kez bir göçer çadırı buldum. İçerde bazıları çok güzel dokunmuş kilimler ve düz dokuma yaygılar vardı. Bunu izleyen seyahatlerimde halen göçeden grupları, yeni yerleşmiş göçer topluluklarını ya da pek çok kuşak önce yerleşik düzene geçmiş eski göçer köylerini ziyaret etme ayrıcalığına kavuştum. Beni ve rehberimi çadırlarında ya da evlerinde ağırladılar, cömertçe doyurdular ve sayısız sorularımızı yanıtladılar.”

J. Powell’in Türkiye’de Anadolu kilimlerine ilişkin çalışmaları giderek tam zamanını almaya başladı. Köylere ve kamplara giderek, halen dokunmakta ve kullanılmakta olan tüm düz dokuma yaygıları, kolanları ve diğer dokumaları fotoğraflamaya başladı. Araştırma derinleştikçe ilgisi de arttı.

Düz dokuma yaygıların sanatsal gücü Powell’ın öyle ilgisini çekmişti ki köy evlerinde, çadırlarda, köy ve kasaba camilerinde bulduğu her kilimin fotoğrafını çekmeye başladı. Bu aşamada henüz büyük camilerde yer alan kilimleri yaratan grupların kimliklerini belirleyemese de desenlerin dağılımının aşiretlerin göçleriyle ilintili olduğunu farketti. Çalışmaları sırasında Powell dokumacı kadınlarla da ilgilenmeye başladı:

“Kaydetmeye çalıştığım düz dokuma yaygılar ve dokumacılık dışında arşivimde gündelik işlerini yapan çok sayıda kadın resmi vardır. Bunları çekmemin nedeni kırsal kadınların yaşamına ilişkin hemen hemen hiçbirşey okumamış olmama karşın, giderek onların ailelerinin refahına ne çok katkıda bulunduklarını anlamam oldu.”

Kadınların çalışmalarını ve gündelik yaşamlarını çekerken Powell bir kadın fotoğrafçı olarak ayrıcaklıklı konumdaydı. Bu nedenle onları gündelik yaşamları içinde fotoğraflayabildi. Bu belgeler de en az kilim fotoğrafları kadar değerliydi, zira o bu fotoğrafları çektiği sıralarda pek az kişi onları ziyaret etmiş ya da fotoğraflamıştı.

“Kırsal kesimde yaşayan kadınların gündelik yaşamı beni zaman zaman kilimlerden daha çok ilgilendirdi. Aileleri için sabah gün ağarmadan işe koyulan kadınların çalışmaları gün batımına dek sürüyordu. Göçer kadınlarıyla birlikteyken, onların sabah 4:30’da işe koyulduğunu, çadırlarını söküp topladıktan sonra, develere yüklediklerini, 11:30’a dek yürüdükten sonra yükü indirip çadırlarını tekrar kurduklarını, öğle yemeğini hazırladıklarını, çocuklarını yıkadıklarını, tüm öğleden sonrayı da ailenin bir hafta boyunca yiyeceği yufka ekmeği açıp **yasak kelime-Forum Kurallar?n? Okuyun**şirmeyle geçirdiklerini gözledim. Göçer kadınlar tüm bu işleri müthiş bir zerafet ve beceriyle yapıyorlardı. Köy kadınlarının işleri de daha az değildi, zira çadırın gereksinimleri kadar ailenin geçimini sağlayan tarlaların hasadı da aynı oranda enerji ve adanma gerektiriyordu.”

Powell, sadece kırsal kesimdeki yaşamı, kilimleri fotoğraflayıp bu kilimlerin köylerde ve göçer kamplarında nasıl üretildiklerine dair bilgi toplamakla kalmadı, zaman içinde önemli bir kilim koleksiyonu da oluşturdu. Ancak bunları dokumacılardan almamak konusunda çok özenliydi.

“ Anadolu köylerinden alışveriş etmemeye çalıştım, zira insanlardan bilgi isterken aynı zamanda alışverişe girmek bu atmosferi değiştiriyordu ve bazı insanların tavırlarını etkiliyordu”.

Dokumacılarla girdiği iletişimi bozmamak amacıyla koleksiyonunu daha çok çarşı esnafından satın alarak oluşturdu. Bugüne değin çoğu küçük kilim parçalarından oluşan, ancak herbiri çok etkileyici 150’yi aşkın örnek toplamıştır. Bu koleksiyondaki parçaların tümü 1870’lerde yerini sentetik boyalara bırakan doğal boyalarla boyanmış parçalardan oluşmaktadır. Bu düz dokuma yaygıların yanı sıra Powell dokumacılıkta kullanılan aletleri, tarımda kullanılan araçları, oymalı kapı, dolap gibi eviçi aksamını ve iki yuvarlak keçe çadırı (Alaçık) da koleksiyonuna eklemiştir.

Powell’in fotoğraflarının özgün değeri uluslararası düzeyde kabul görmüştür. Anadolu yaşamını yansıtan fotoğraflarından 5.000 adedinin kopyaları British Museum ve İstanbul’daki Türk ve İslam Eserleri Müzesi koleksiyonuna verilmiştir. Harvard Üniversitesi’ne bağlı Dumbarton Oaks Center for Byzantine Studies ve Fogg Art Museum, Cleveland Museum of Art ile Amsterdam ve Edinburgh Üniversiteleri koleksiyonlarında sanat ve anıtlara ilişkin önemli sayıda fotoğrafı bulunmaktadır.


Başa dön Copyright © Bu yazının her türlü telif hakkı ve sorumluluğu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir .
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Sponsor Link



Üye Puanı:





Level :
HP:  
 %
MP:  
 %
EXP:  
 %
Tarih: Hasretgulu.com    Mesaj konusu: Sponsor Link



Başa dön Copyright © Bu yazının her türlü telif hakkı ve sorumluluğu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir .
Mesajları göster:   
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)     Yeni Başlık Gönder  Cevap Gönder
Tüm saatler GMT +10 Saat
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

 

 

 

 

ÖNEMLİ DUYURU: Bu forumda SİYASET ve DİN içeren konular KESİNLİKLE tartışılmamaktadır. NEDEN?
Bu konularda yapılacak tüm yayınlar moderatörler ve yöneticiler tarafından görüldüğü anda silinecektir.

 

 

 

 

PHP-Nuke Copyright © 2004 by Francisco Burzi. PHP-Nuke comes with absolutely no warranty, for details, see the license
Copyright © 2007 ABAMEDYA - Tüm Hakları Saklıdır.

domain mehr Pagerank